Baş-boyun tümörleri, ağız, burun, boğaz, tiroiz bezi ve gırtlak bölgesinde görülebilen tümöral oluşumlardır. Erken teşhis edilmediğinde hem estetik hem de hayati fonksiyonları olumsuz etkiler.
Risk faktörleri arasında sigara, alkol tüketimi, viral enfeksiyonlar ve genetik yatkınlık yer alır. Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilir ve her biri farklı tedavi yaklaşımı gerektirir.
Tanı için endoskopik muayene, görüntüleme yöntemleri ve biyopsi kullanılır. Tedavi, cerrahi girişim, radyoterapi veya kemoterapi şeklinde uygulanabilir.
Baş-boyun tümörlerinde erken teşhis, tedavi başarısını artırır. Düzenli kontrol ve risk faktörlerinden uzak durmak korunmada önemli rol oynar.
Baş Boyun Kanserleri: Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi
Baş-boyun tümörleri çok sık görülen kanserlerdir. Tüm vücut kanserlerinin %9’unu, kanserden yaşam kaybının da %4’ünü oluşturur. Sıklıkla tiroid, dudak, ağız içi, dil, yanak, dil kökü, gırtlak, geniz, yutak, tükürük bezleri, burun ve paranazal sinüsler bölgelerinde görülen bu kanser türleri, dünyada da her yıl yaklaşık 55.000 yeni vaka ile en önemli sağlık sorunlarından biri olarak gösteriliyor.
Yapılan araştırmalara göre her yıl 10.000’in üzerinde gırtlak ve ağız kanseri vakası bildiriliyor. Çoğu yassı epitel hücresinden kaynaklanır. İleri evre tümörlerde kanser hücreleri boyundaki lenf bezlerine veya uzak organlara (akciğer, kemik, karaciğer) yayılabilir.
Baş Boyun Tümörleri (Kanseri) Belirtileri Nelerdir?
Baş-boyun tümörleri bu bölgelerdeki köken aldığı yerlere göre çeşitli belirtiler verebilir.
- Baş ve boyunda şişlik
- Dudak, dilde, ağız iç bölgesinde iyileşmeyen yaralar
- Ses kısıklığı
- Yutma güçlüğü
- Burun tıkanıklığı
- Kulak ağrısı
- İşitme kaybı
- Yüz felci
Baş Boyun Tümörleri (Kanseri Teşhis-Tedavisi Nasıl Yapılır?
Baş-boyun tümörleri teşhisi için kapsamlı anamnez ve detaylı muayene, biyopsi, bilgisayarlı tomografi ve/veya MR, Pet-BT gibi metotlar kullanılır.
Tedavi cerrahi ve/veya radyoterapi ile yapılabilir. Tümörün yeri, hücre şekli, evresi, hastanın ve cerrahın tercihleri gibi faktörler uygulanacak tedaviyi belirler. Önemli noktalardan biri, cerrahi sırasında, köken aldığı organ ile birlikte bazen boyun lenf bezlerinin de çıkarılması gerektiğidir (boyun diseksiyonu). Bazı durumlarda ameliyat sonrasında tamamlayıcı radyoterapi ve/ya kemoterapi gerekebilir.

Prof. Dr. Murat Songu – Burun Estetiği (Rinoplasti) Uzmanı
Prof. Dr. Murat Songu, 1976 yılında İzmir’de doğmuş, tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra Celal Bayar Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2005–2006 yıllarında Fransa’nın Bordeaux kentinde Prof. Vincent Darrouzet ve Dr. Guy Lacher gibi rinoloji alanının önde gelen cerrahlarıyla çalışarak rinoplasti, fonksiyonel burun cerrahisi ve kafa tabanı cerrahisi üzerine ileri eğitim almıştır.
Burun estetiğinde doğal görünüm, nefes fonksiyonunun korunması ve yüz estetiği dengesini ön planda tutan Prof. Dr. Songu, açık teknik rinoplasti, piezo (ultrasonik) rinoplasti, revizyon rinoplasti, burun ucu estetiği ve fonksiyonel septorinoplasti operasyonlarında ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir cerrahtır. Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda rinoplasti kongresinde eğitici ve konuşmacı olarak yer almış; yüz estetiği ve burun cerrahisinde modern tekniklerin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.
100’den fazla bilimsel yayını, kitap bölümü yazarlıkları ve 1700’ü aşkın uluslararası atfıyla rinoplasti alanında Türkiye’nin en saygın akademisyenlerinden biri olan Prof. Dr. Murat Songu, doğal, yüzle uyumlu ve fonksiyonel sonuçlar hedefleyen cerrahi yaklaşımıyla hem bilimsel hem estetik başarıları bir araya getirmektedir.

