İkinci kez rinoplasti (revizyon) ameliyatı, ilk burun estetiği sonrası fonksiyonel sorunlar veya estetik memnuniyetsizlik devam ettiğinde gereklidir. Nefes alma güçlüğü, burun eğriliği ya da şekil bozukluğu gibi durumlarda, dokuların iyileşme süreci tamamlandıktan sonra cerrahi düzeltme planlanır.
Revizyon rinoplasti gerekliliği, genellikle ameliyat sonrası asimetri, burun ucu düşüklüğü veya çökme gibi yapısal problemlerle ortaya çıkar. Bu durumlar hem estetik görünümü hem de nazal fonksiyonları etkileyebilir. Detaylı muayene ve görüntüleme ile sorunun kaynağı belirlenir.
Başarısız burun ameliyatı belirtileri arasında kalıcı ödem, düzensiz burun sırtı ve septum deviasyonunun devam etmesi yer alır. Bu bulgular hastanın yaşam kalitesini düşürüyorsa revizyon cerrahisi gündeme gelir. Cerrahi planlama kişiye özel anatomik değerlendirme ile yapılır.
İkinci burun ameliyatı için ideal zamanlama, ilk operasyondan sonra en az 12 aylık iyileşme sürecinin tamamlanmasıdır. Bu süre dokuların yumuşaması ve ödemin tamamen gerilemesi açısından önemlidir. Erken müdahale komplikasyon riskini artırabileceğinden dikkatli değerlendirme şarttır.
İçindekiler
Revizyon Rinoplasti Nedir?
Revizyon rinoplasti, daha önce burun ameliyatı geçirmiş bir hastada ortaya çıkan estetik veya fonksiyonel sorunların düzeltilmesi amacıyla yapılan ikinci (veya nadiren üçüncü) cerrahi girişimdir.
Bu operasyon;
- Burun şekil bozukluklarının düzeltilmesi,
- Solunum problemlerinin giderilmesi,
- Asimetri veya çökme gibi yapısal sorunların onarılması
amacıyla planlanabilir.
Burun dokusu ilk ameliyat sonrasında iyileşme sürecine girer ve bu süreçte skar dokusu (nedbe dokusu) oluşur. Skar dokusu, normal dokudan daha sert ve elastikiyeti düşük olduğu için revizyon cerrahisini teknik açıdan daha zor hale getirebilir. Bu nedenle ikinci ameliyat kararı aceleye getirilmemelidir.
Revizyon Rinoplasti Hangi Durumlarda Gerekir?
Revizyon ihtiyacı genellikle iki ana başlık altında değerlendirilir: estetik nedenler ve fonksiyonel nedenler.
Estetik Nedenler
İlk ameliyat sonrasında hastanın beklentileri ile elde edilen sonuç arasında belirgin bir uyumsuzluk olabilir. Bu durum her zaman cerrahi hatadan kaynaklanmaz; iyileşme sürecindeki doku davranışı da sonucu etkileyebilir.
Revizyon gerektirebilecek estetik durumlar şunlardır:
- Burun sırtında çökme (saddle nose deformitesi)
- Burun ucunda düşme
- Aşırı daraltılmış burun yapısı
- Asimetrik burun kanatları
- Profilde belirgin düzensizlikler
- Nefes almayı da etkileyen valv (burun iç kapağı) problemleri
Bazı hastalarda ameliyat sonrası ödemin (şişlik) uzun sürmesi de geçici olarak estetik memnuniyetsizlik yaratabilir. Bu nedenle kalıcı bir problem ile iyileşme sürecine bağlı geçici görünüm mutlaka ayırt edilmelidir.
Fonksiyonel (Solunumsal) Nedenler
Rinoplastinin yalnızca estetik bir operasyon olmadığı unutulmamalıdır. Burun, üst solunum yolunun başlangıç noktasıdır ve hava akımının düzenlenmesinde kritik rol oynar.
Revizyon rinoplasti gerektirebilecek fonksiyonel sorunlar:
- Septum deviasyonunun (burun içi eğriliğin) devam etmesi
- Burun valv kollapsı (nefes alırken burun duvarlarının içe çökmesi)
- Konka hipertrofisi (burun eti büyümesi)
- Burun içi yapışıklıklar (sineşi)
Solunum güçlüğü yaşayan hastalarda detaylı bir kulak burun boğaz muayenesi ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri ile değerlendirme yapılması önemlidir.
İkinci Ameliyat İçin Ne Kadar Beklemek Gerekir?
Revizyon rinoplasti için en kritik konulardan biri zamanlamadır. Genel olarak ilk ameliyattan sonra 12 ay beklenmesi önerilir. Bunun nedeni, burun dokularının tam iyileşmesinin uzun sürmesidir.
Ameliyat sonrası süreç şu aşamalardan geçer:
- İlk haftalarda belirgin ödem ve morluklar
- İlk 3 ayda büyük oranda şişliğin azalması
- 6 ayda belirgin şeklin ortaya çıkması
- 12 aya kadar dokusal olgunlaşmanın devam etmesi
Özellikle kalın derili hastalarda ödemin tamamen çözülmesi daha uzun sürebilir. Erken dönemde yapılan müdahaleler, dokular henüz yumuşamamış ve kanlanma düzeni tam oturmamış olduğu için istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Ancak nadir durumlarda, ciddi fonksiyonel sorun veya belirgin yapısal çökme varsa daha erken müdahale planlanabilir. Bu karar bireysel değerlendirme gerektirir.
Revizyon Rinoplastinin Zorlukları
İkinci ameliyat, primer (ilk) rinoplastiye göre teknik açıdan daha kompleks kabul edilir. Bunun temel nedenleri şunlardır:
- Skar dokusu nedeniyle anatomik planların bozulmuş olması
- Önceki ameliyatta kıkırdak dokunun çıkarılmış olması
- Kan dolaşımının değişmiş olması
Bazı hastalarda burun desteğini yeniden sağlamak için kıkırdak greftleri gerekebilir. Bu greftler genellikle kulaktan (auriküler kıkırdak) veya kaburgadan (kostal kıkırdak) alınabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği hastanın mevcut anatomisine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Revizyon Gerektiğini Nasıl Anlamak Mümkündür?
Bir hastanın revizyona ihtiyaç duyup duymadığını yalnızca aynaya bakarak değerlendirmesi yeterli değildir. Aşağıdaki durumlarda uzman görüşü almak uygun olabilir:
- Ameliyattan bir yıl sonra belirgin şekil bozukluğu devam ediyorsa
- Nefes alma problemi sürüyorsa veya artmışsa
- Burunda çökme ya da eğrilik zamanla belirginleşmişse
- Psikolojik olarak ciddi memnuniyetsizlik yaşanıyorsa
Burada önemli olan, beklenti ile gerçekçi cerrahi sınırların dengelenmesidir. Her burun yapısının anatomik bir limiti vardır ve tamamen “kusursuz” bir görünüm her zaman mümkün olmayabilir.
Psikolojik Boyutun Değerlendirilmesi
Revizyon rinoplasti talep eden hastalarda psikolojik beklentiler dikkatle ele alınmalıdır. Beden algısı, özgüven ve sosyal kaygı gibi faktörler cerrahi karar sürecini etkileyebilir.
Bazen estetik olarak minimal bir düzensizlik, hasta tarafından çok daha büyük bir problem gibi algılanabilir. Bu nedenle hekim-hasta iletişimi, gerçekçi beklentilerin oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir.

Prof. Dr. Murat Songu – Burun Estetiği (Rinoplasti) Uzmanı
Prof. Dr. Murat Songu, 1976 yılında İzmir’de doğmuş, tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra Celal Bayar Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2005–2006 yıllarında Fransa’nın Bordeaux kentinde Prof. Vincent Darrouzet ve Dr. Guy Lacher gibi rinoloji alanının önde gelen cerrahlarıyla çalışarak rinoplasti, fonksiyonel burun cerrahisi ve kafa tabanı cerrahisi üzerine ileri eğitim almıştır.
Burun estetiğinde doğal görünüm, nefes fonksiyonunun korunması ve yüz estetiği dengesini ön planda tutan Prof. Dr. Songu, açık teknik rinoplasti, piezo (ultrasonik) rinoplasti, revizyon rinoplasti, burun ucu estetiği ve fonksiyonel septorinoplasti operasyonlarında ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir cerrahtır. Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda rinoplasti kongresinde eğitici ve konuşmacı olarak yer almış; yüz estetiği ve burun cerrahisinde modern tekniklerin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.
100’den fazla bilimsel yayını, kitap bölümü yazarlıkları ve 1700’ü aşkın uluslararası atfıyla rinoplasti alanında Türkiye’nin en saygın akademisyenlerinden biri olan Prof. Dr. Murat Songu, doğal, yüzle uyumlu ve fonksiyonel sonuçlar hedefleyen cerrahi yaklaşımıyla hem bilimsel hem estetik başarıları bir araya getirmektedir.

